Dolar 48,5250
Euro 56,3246
Altın 6.784,88
BİST 14.467,25
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Muğla 32°C
Az Bulutlu
Muğla
32°C
Az Bulutlu
Cts 32°C
Paz 34°C
Pts 31°C
Sal 30°C

Ne olacak bu Kaymakam evinin hali

6 Aralık 2025 17:25 | Son Güncellenme: 9 Aralık 2025 17:07
4.698
A+
A-

Muğla yöresi türkülerimiz vardır hepsi birbirinden güzel

Türkülere konu olmuş bu eserlerin hepsi, acı sonla bitmiş birer yaşanmış hikayedir aslında

Ağıt olarak yazılmış, türküye dönüştürülmüş

Her biri zeybek halini almıştır

Düğünde, bayramda, şenlikte etkinlikte

Özel koreografi eşliğinde oynanan birer gösteri ürünü olmuştur her biri

Efeliğin, cesaretin, kahramanlığın göstergesi olmuşlardır

Mesela bunlardan Kerimoğlu türküsüne konu olan “yavaş Kerimoğlu”

Pisi’li bölgesinden Yerkesik’li Eyüp vardır, 19 yaşında haksızlığa ve dönemin dış güçlerine işbirlikçilik yapan hainlerine başkaldırdığı ve itiraz ettiği için kalleşçe öldürülmüştür. Ölümünün ardından yazılan bir ağıt yıllar sonra bestelenip, günümüzün en sevilen zeybeği haline gelmiştir.

Olayın yaşandığı ev Muğla Büyükşehir Belediyesi tarafından KERİMOĞLU TÜRKÜ EVİ adıyla müzeye dönüştürülmüş, her yıl çok sayıda kişinin ziyaret ettiği, bu sayede büyükşehir ekonomisine katkı verir hale getirilmiştir.

Bu yaşanmış acı dolu hikayelerden biri de Yatağan’nın Gevenes köyünde yaşanmıştır.

(Günümüzdeki ismi Çaybükü’dür)

Hepimizin çok iyi bildiği bir hikayedir.

Sarhoş ormancının bencilliği, ukalalığı yüzünden çok iyi dostlukları olan iki arkadaştan birinin ölümüyle sonuçlanan acı dolu bir olaydır.

Sonrasında bestelenen Ormancı türküsünü bilmeyen yoktur. Her çalındığında duygulandıran, içimizi acıtan bir şarkıdır.

Muğla Büyükşehir Belediyesi, olayın yaşandığı bu kahveyi de BELEN KAHVESİ adıyla restore edip ziyaretçilerin hizmetine sunmuştur.

Her yıl binlerce kişinin ziyaret edip kahvesini yudumladığı, ciddi bir getiri sağlayan bir iktisadi işletmeye dönüşmüştür.

“Çökertme’den çıktım da Halil’im aman basım selamet” diye başlayan şarkıyı, yani Halil ile Gülsüm’ün hikayesini de hepimiz biliriz.

Adlarına bir yer oluşturulmasa da olayın yaşandığı Çökertme’ye heykelleri dikilmiş, anıları orada yaşatımaktadır.

(Çökertme, Yalıkavak’ta günümüz marinanın olduğu yerdir)

Bu bilinen hikayelerden neden bahsettiğime gelince;

1954 yılının 17 mayısında hepimiz tarafından bilinen acı dolu, nedeni tam aydınlatılamayan gizemli bir ölüme tanıklık etmiştir Bodrum.

Mefaret Tüzün isimli Bodrum hakimi intihar ederek hayatına son vermiştir.

Sonrasında Bodrum hakimi ismiyle adına bir beste yapılıp türküye dönüştürülmüştür.

Ölüm nedeni konusunda çok rivayet vardır, bunlar da herkes tarafından bilinir.

Benim yazıya konum, olayın bu yönü değildir.

Olaya konu olan yerin, binanın durumudur.

Bu bina Bodrum Kaymakam Sokak’tadır.

Milli Emlak’a ait bir yapı olduğunu, Bodrum Belediyesi tarafından “müze amaçlı kullanılmak üzere” kiralanmış bir gayrimenkul olarak biliyorum.

Bodrum Belediyesi burayı uzunca zamandır “Kent Belleği Müzesi” adı altında bir şekle sokmaya çalışsa da pek bir sonuç alınamadı. Halen sanki bir depo görünümünde, kapısı hiç açılmayan, hangi amaca hitap ettiği bilinmeyen bir yer olarak durmaktadır.

Bu sebepledir ki eminim ki burayı hala bilmeyen çok sayıda insanımız vardır.

Oysa ki burayı…

 

BODRUM HAKİMİ ANI EVİ

veya

MEFARET HANIM ANI EVİ

veya

BODRUM HAKİMİ MEFARET HANIM ANI EVİ

gibi bir isimle yukarıda bahsettiğim örneklerde olduğu gibi bir müzeye dönüştürülse,

Mefaret hanımın hikayeleri anlatılsa,

Türküsü çalınsa,

Hani o Kadir İnanır ve Türkan Şoray’ın oynadığı film, ‘izin alıp’ oynatılsa,

Bir iktisadi işletmeye haline getirilse ,

Ne güzel olur değil mi?

Ne dersiniz?

 

Şenol Cömert

06 Aralık 2025

YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
10 Temmuz 2026 01:18
19 Temmuz 2020 01:53
16 Mart 2026 18:32
13 Haziran 2024 14:30
YORUMLAR

  1. Nuran yuksel dedi ki:

    Sevgili senol bey,içimdeki yarayı açtınız yazınızla.oranin il özel idaresinden belediye ye müze olarak tahsisinin talebinden,alinisindan,tadilatindan bu güne kadar her aşamasını yakından takip eden müze olarak açılması icin bizzat zamanımı aklımı kalbimi veren bir kişiyim. Bunu bütün belediye yöneticileri ve bodrumlularda bilir.calisma başladığından beri 5. Yerel yonetimle yine sürekli görüşüyorum. Şuan bomboş. Ofis olacakmış. Geçici diyorlar.ama içim cok cok acıyor gerçekten .tasarruf tedbirleri diyorlar.ne aklım alıyor,nede kalbim .ama orası kent muzesi ya olacak ya olacak. .sadece geçen zamana ,Bodrum a ve u konuda emek verenlere hem cok ayıp hemde cok yazık oluyor. Orası nin bu halde kalışı gelmiş geçmiş tum yöneticilerin ayıbıdır.