Yalıkavak
Şimdilerde çocuklarımızın ellerinden tutup Marina’ya gidelim mi yavrum diyoruz?
Ya da saatine 200 tl park ücreti alınan Mitawun’a gidelim mi?
Çocuklara gösterecek yapay bir Marina’mız var, fahiş park ücreti alan AVM’miz var, sırtımız asla yere gelmez artık.
-Anne: Ne yapacağız Marina’da
-Kızım: Topu 250 liradan dondurma yeriz.
-Anne 250 tl’ye dondurma topu mu olurmuş?
-Var kızım bu İTALYAN DONDURMASI…!
Ya kaybedilen değerler:
1-Azmaklarımız vardı. Binlerce canlı barındıran.
Kanada’dan 40 kişilik heyet tarafından aylarca incelenip, canlı çeşitliliği kaydedilen.
Aklı evveller tarafından üzeri molozlarla örtüldü.
2-Sabırlık ağaçlarımız vardı.
Sarı çiçek açmalarının, resmini çekebilmek için bekleyen 10’larca akademisyen.
Tavla zarı binalar yapılırken köklerinden kesildiler.
3-Çarliston biberlerimiz vardı.
Coğrafya kitaplarını süsleyen; yarımadadan her gün onlarca kamyonla başka illere gönderilen.
*Domates, patlıcan, Geriş Baklası, İzmir’de adıyla pazarlanan.
4-Süngerlerimiz,süngercilerimiz vardı.
Anıları yıllarca anlatılan.
5-Sabaha kadar dünyanın en güzel sesiyle öten Bodrum bülbülleri vardı.
6-Mandalina bahçelerimiz vardı.
Her gün numara numara ambalajlanıp İstanbul,İzmir,Ankara’ya gönderilen.
7-Evlerimize yakın tepelere keklikler yuva yapar; sabahlara keklik şakımasına uyanırdık.
Daha neler neler…
Çok güzel şeyler vardı hayatımızda.
Şimdilerde tüm güzelliklerimizi kaybettik.
Gebeş dağımız, Kesme dağımız, Partıpanaz dağımız vardı; şimdilerde yok oldular.
İşgalciler babalarının malıymış gibi işgal ettiler; dağlar tavla zarı villalarla dolduruldu.
Haaa belediyemize de 12 adet cici araç almışlar.
Nefes almaz bir Yalıkavak yarattık;
Yüzlerce metre derinlere artezyen kuyusu açmalarına izin verdik; susuz şehirde yaşar olduk;
Tavla zarı görünümlü, tıkış tıkış evlerimizde…
Çocuklarımızı Marina’ya…
AVM’lere mahkum ettik…!
sami ekinci