Artık hiç bir şey eskisi gibi olmayacak
Memleketin her metrekaresi ayrı bir güzel
Herkesin memleketi kendine güzel
Bizimkisi ise ayrı bi özel
Bodrum’dan bahsediyorum
Doğasıyla, deniziyle, mavi yolculuğuyla, tarihi geçmişiyle
650 kilometrelik coğrafik sınırlarıyla
Her mahallesi, her sokağı ayrı bir cennetten köşe sanki
Herkes tarafından bilinen özellikleri dışında
Milyonlarca yılda oluşmuş değişik isimleriyle, anlamlı duruşlarıyla yarımadanın birçok noktasında gözümüzden kaçan kayalar ve bulunduğu yerlere anlam katan değer kazandıran tepeler, yaylalar mevcuttur
Yaşadığım bölge Dirmil Mahallesi bu konuda en zenginlerindendir
Fakat coğrafyamızın her yeri olduğu gibi buraları da tehlike altında
Vatandaşların sattığı, hükümetin elden çıkardığı güzelim tepeler yapılaşmaya devam ediyor
Bölgeye isim veren, renk katan her şey bir bir yok edilmeye devam ediyor
Çok değil daha elli altmış yıl öncesiydi
Değirmenler tepesinden sallanıp kavaklara geldiğimizde mola verir, büyük dedeme ait Şakir Çavuş’un çeşmesinden buz gibi suyumuzu içer yolumuza devam ederdik
Çatmacı’ya geldiğimizde Osman Tepesi’ninin yamacına kurulu köyümüz yavaşça görülmeye başlar, Sülüklü kavşağından Evrenaz’a döndüğümüzde dillere destan Dirmil mahallemiz bizi karşılar içimiz ferahlardı
Sağ tarafında İkiztaş, hemen üstünde Burgaz Dağı, sol tarafdaki Gebeş dağı ve tam üzerinde Atatürk’ü andırır bir kaya ve hemen yanında sanki onu ve mahallemizi koruyan bir çoban köpeğini andıran diğer bir kaya parçası hoş geldiniz nidasıyla gelenleri karşılardı
Zeytinliğe ulaştığımızda mahallemizin mis kokulu havasını koklar, İnkaya’ya ve Sivrikaya’ya selam verirdik
Hepimizin okuduğu bölgemizin tek okulu “Gökçebel İlköğretim okulu” günümüz ismiyle Profilo Marina Ortaokulu tarafına yolumuz düştüğünde ise adaçayı, müşgülüm gibi nesli tükenmekte olan çiçeklerin dışında onlarca çeşit endemik bitki örtüsüne ev sahipliği yapan Karadağ bizi karşılardı

Fariya üzerinden Milas’a giderken de sol tarafımızdaki başında şapkasıyla gerçek bir insan heykelini andıran Kalabık kayası sağ tarafta ise görkemli duruşuyla Kazancı bizi uğurlardı.

Hepsi bu mahalleye renk katan zenginliklerimizdi
Gelin görün ki birer birer yok ediliyor, yerlerinde beton yığınları yükseliyor
Kızılburun, Datlık, Mantar tepesi, Tikicik, Tenal altı, Goyalan, Frenk Azmağı çoktan gitti, Mandıra’da sona gelindi.
Makıflar (vakıf arazileri) peşkeş çekildi
Garcagızı’nın, Karaguzu’nun kalbine hançer saplandı
Osman Tepesini babalar gibi sattılar birilerinin tepemize etmesi bekleniyor
Karadağ’ın da elden çıktığı çok yakında kazmanın vurulacağı söyleniyor
Gebeş dağında makinalar karınca gibi çalışıyor
Kalabık kayasına tabela dikilmiş fırsat kollanıyor
Burgaz’ın Sit’ten çıkarılması peşkeş çekilmesi bekleniyor
İnkaya’nın imha edilmesi
Sivrikaya’nın Osman Tepesiyle yok edilmesi an meselesi
Mahallemizin sembolleri bir bir yok ediliyor
Gözümüzün önünde elimizden kayıp gidiyor
Uğruna can verenlerin kemikleri sızlıyor.
Olsa da …
Hiçbir şey için geç sayılmaz
Daha korunacak,kollanacak çok yerimiz var
Bu kapsamda Dirmil halkı bir araya geldi
DİRDER “Dirmil sosyal yardımlaşma ve dayanışma derneği “ni kurdu
Kısa zamanda çok yol aldılar ciddi sayıda üyeye ulaştılar
Belki geçmişi geri getiremeyebiliriz
Ama geleceğimiz konusunda yumruğu masaya vururuz dediler ve bir araya geldiler
Mahallemizde gözü olanlar artık eskisi gibi at oynatamayacaklar
Hiçbir şey eskisi gibi olmayacak diye sözleştiler
Yardıma ihtiyacı olanların yanında
Mahallenin ihtiyaçları konusunda hep birlikte olacağız dediler
Tebrik ediyoruz
Bu güç birliğini oluşturan DİRDER derneğini kutluyoruz
Dirmil mahallesine hayırlı olmasını diliyoruz
Çalışmalarında başarılar diliyoruz.
Katkı verenlere sevgi ve saygılarımızı gönderiyoruz.
20 Şubat 2024
Şenol Cömert
Çok güzel bir yazıyazmışsın kardeşim 39yıldır bodrumluyum 24 yılım dirmilde geçti Hancıların rahmetli cemil acarın komşusu oldum 1995 te aldım arsamı çok severek oturduk ama en az sizin kadar üzgünüz sata sata bitirdiler dağlar tepeler heleki frenk azmağı tarafı dehşet bir beton yuvası .