Dolar 45,7362
Euro 53,0373
Altın 6.630,84
BİST 13.808,20
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Muğla 19°C
Yağmurlu
Muğla
19°C
Yağmurlu
Paz 21°C
Pts 22°C
Sal 23°C
Çar 23°C

AH BE KARDEŞİM

24 Mayıs 2026 16:23
114
A+
A-

Ah be kardeşim… Ne oldu şimdi tam olarak? Net bir şekilde anlayan var mı? Çıkan ve bundan sonra da çıkacak savaşları…

Benim bu dünyadan anladığım şu: Geldin işte, yaşa oldu. Diğer insanlara baktıkça bu felsefem de yalan oldu.

Yıllarca savaşan ülkeler “barış, barış” diye bağırırken şimdi neden savaş diye atağa kalktı? Dünyanın her yerinde insanlar mutsuz, umutsuz, çaresiz. Gençlerde gelecek kaygısı daha on altısında başlamış. Artık “benden bu kadar” deyip kabuğuna çekilen insanlar, yaşadıklarına pişman olmuş. “Nerede o eski günler” demekten geleceği yaşayamaz olmuşuz. Ne oldu şimdi, dert ne?

Senin kitabın önce, benimki sonra geldi… Yok, senin kitabında On Emir var; benim ayetlerim altı bin altı yüz altmış altı… Ya da “son kitap bize geldi.” Allah öbür kitapları revize etti. Yeri göğü yaratan Allah, gelen üç kitabı yanlış yolladı; sonra anladı yanlışını, “Son olan Kur’an-ı Kerim’dir; bundan öncekiler yalan” dedi. “Ol” dedim oldular’la olmaz bu iş canım kardeşim. Gökyüzünden geldiğine inanılan her kitap tek Tanrı’dan bahseder. Gelen iki bin küsur peygamber tek Tanrı’ya inancı savunur. Ama o tek Tanrı ne görünür ne duyulur. İnsanların bu hâlini yukarıdan izler, öylece durur.

Dua ederiz; ellerimizi havaya kaldırıp duyacağını, bize yardımcı olacağını düşünürüz. Maalesef olmaz… Zaten olsaydı dokuz yaşındaki bir kız çocuğuna tecavüz edilirken olurdu. Onun çığlıklarını duymayan Allah, senin ödemen gereken kredi kartı borcunu mu duyacak?

Keşke çıkacak savaşları önlemek için de bir kitap yollasa… Düşünsenize; iki takım sahaya çıkıyor, ikisi de kazanmak için Allah’a dua ediyor ama biri kazanıyor. Diğer takım da dua etmişti, neden onları değil de karşı takımın isteğini yerine getirdi? Yoksa Allah taraf mı tutuyor?

Galiba yüzyıllardır genlerimize işleyen bu Tanrı varlığı, bizi yok eden tek şey. Baksanıza, Haçlı Seferleri başladı. Neyi paylaşamıyor bu insanlar? Neden azla yetinip güle oynaya yaşayıp siktir olup gitmek varken, dünyanın köküne kazık sokacakmış gibi “her yer benim olacak” demek niye?

Bana genelde hayatı ciddiye almadığımı, vurdumduymaz olduğumu söylerler. Söyleyin bana, bu hayatta ciddiye alınacak ne var? En güzel varlığınız çocuklarınız… Onlar da konuşmaya başlayana kadar. Sonrası pişmanlık. Her ne kadar pişman olmadığınızı söyleseniz de içinizden “keşke yapmasaydık” dediğiniz çok olmuştur.

Dedim ya, Haçlı Seferleri başladı… Hayat dönüşü olmayan bir yere doğru gitmeye başladı. Nasıl çıkan icatlar, her teknolojik buluş insanlığı doğru yöne götürmüyorsa; bu savaşlardan geriye kalanlar da hiç yaşamamış gibi olacak.

Ve ben savaşı asla istemesem de ,ülkem savaşa girdiğinde cephede olacağım; mecburen. Ama asla istediğim için değil. Tek adamın ağzının içine bakarsak, kılavuzu karga misaline döneriz.

Dünya büyük; herkese yetecek kadar yer var, yiyecek var, içecek var. Galiba biz bu dünyanın hakkını veremedik… Yoksa savaşlar neden çıksın ki?

Herkesin “savaş” demesini ve bu savaşların asla dinle, mezheple ya da “kaşının üstünde gözün var” diye desteklenmesini istemem. Lütfen siz de desteklemeyin. “Savaşa gireceğiz” denirse “neden?” diye bağırın. Size birçok neden sayacaklar: “Dinimize şunu dediler”, “camimizi yıktılar”, “bayrağımızı yaktılar” diye… İnanın, bunları kendileri yapacak; sonra da sana gaz verip ölmenizi sağlayacaklar. Nüfusun başka türlü azalmayacağını biliyorlar.

Tek yaşam şansımız var. Umarım herkes güle oynaya yaşamayı seçer. Cennette yaşarken cehennemi yaşatmaz kendine. Ne tuhaf değil mi? Adam bu dünyayı yaşamadan, var olduğu kanıtlanmamış cennet için burada kendine cehennemi yaşatıyor.

Bu arada Müslümanlıkta ölen adamın arkasından konuşmak saygısızlıktır ve günahtır. Mustafa Kemal Atatürk’ü artık rahat bırakın. Nankörlüğün bu kadarı fazla.

Erdal Taşdemir

24 mayıs  2036

ETİKETLER: , , , ,
YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
19 Temmuz 2020 02:21
25 Aralık 2025 00:35
18 Mart 2026 10:25
14 Ocak 2024 12:47
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.