Dolar 46,0408
Euro 53,0791
Altın 6.409,16
BİST 13.694,19
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Muğla 26°C
Açık
Muğla
26°C
Açık
Cum 24°C
Cts 28°C
Paz 30°C
Pts 29°C

Senarist yazar Erdal Taşdemir senaryolarını kitaplaştırdı.

Senarist yazar Erdal Taşdemir senaryolarını kitaplaştırdı.
22 Nisan 2023 14:13 | Son Güncellenme: 22 Nisan 2023 20:40
736
A+
A-

Senarist yazar Erdal Taşdemir senaryolarını kitaplaştırdı.

“Çekilmeyen Hikayelerim” ismiyle kitaba döktüğü hikayeleri çok iyi birer film ve dizi konusu.

Çocukluk yıllarından beri sinemaya düşkünlüğüm var diyen Taşdemir;” Perihan abla dizisinden esinlenerek yıllar içinde Fırat,Elveda Rumeli,Çapkın,Serseri gibi birçok dizinin senaryosunda yer aldım daha sonraki süreçte yazdığım senaryoları da bir kitapta topladım. Senaryolarımı filmleştirmek isteyenlere vermekten mutluluk duyarım” diyen Taşdemir senaristliğin dışında da birçok projeye imza atmış bir kişi.

Yıllar içinde Bodrum’da da çok özel etkinlikler yapan Taşdemir in en önemli projelerinden biri Bodrum halkına Su topu sporunu öğretmek oldu.

Yıllarca su topu turnuvaları gerçekleştirdi.

Voleybol turnuvaları yaptı.

Konserler gerçekleştirdi

Birçok kurum ve kuruluşun senaryosunu yazdığı tanıtım filmlerini çekti.

Halen bu ve benzeri projeleri ülke genelinde birçok il ve ilçede gerçekleştirmeye devam eden Taşdemir kendini şöyle ifade ediyor:

Beş altı yaşlarında hatırladığım nadir olayların başında babamın omuzlarında yazlık sinemada film seyretmek vardır. İlkokulda bu sinema aşkı çoğaldı. Ortaokuldaysa tavan yaptı diyebilirim. Öyle ki okuldan çok sinemada vakit geçiriyordum. Bir keresin de müdür bana sinemada hangi filmler var Erdal dediğini hatırlıyorum. Zaten okul hayatım ortaokulu dört yılda bitirmekle sonuçlandı. On yıl sonra boş kâğıt versen de geçirdikleri bu dönemde ortaokul diplomamı aldım. Çerçeveletip duvarıma astım. Ama bu sefer de ilkokul ortaokulla birleşince ben yine ilkokul mezunu olarak tarihe geçtim. On beş yaşında annemi kaybetmekle hayatım tamamen değişti. Babam bizden ayrıldı. Abimler de daha genç sayılacak yaşlardaydı. Annemin vefatı, babamın gitmesi ve okulun bitmesiyle ben tamamen özgür kalmıştım. Bursa da yaşayıp büyümüştüm ama o şehir bana hem sıkıcı hem de küçük geliyordu. Break dansa merakım sokaklarda dans etmem beni İstanbul’a yöneltmekte zaman kaybetmedi. On altı yaşına yeni girmiştim, kimseyi tanımadığım halde İstanbul’a geldim. Gece hayatında on iki yıl geçirdikten sonra yazmaya karşı bir isteğim ve yeteneğimin olduğunu anladım. Kısa kısa başı sonu belli olmayan hikayeler yazıyordum. Ama ciddi anlamda bir film senaryosu yazmamıştım. Perihan Abla dizisinin iki senaryosu ve aldığım “Bir Senaryo Nasıl Yazılır?” kitabını defalarca okuyarak yazmaya başladım. İlk olarak İbrahim Tatlıses’in Fırat dizisi geldi. Yirmi altı bölümü yazılmıştı ve bundan sonra ki on üç bölüm için yazı grubu kurulması gerekiyordu. Dört arkadaş yazdık. Bu zaman dilimin de bir daha yazı grubuyla çalışmamam gerektiğini anladım. Sonrasında Elveda Rumeli, Çapkın ve Serseri dizilerinde Alican Yaraşın himayesinde araştırmacı olarak yardımcı oldum. Bu arada Alican abiden piyasa yazarlığı konularında destek aldım. Yaptığım en büyük hataysa Gani Müjdenin altı ay gel yanımda stajyer olarak çalış teklifini kabul etmemem olduğunu düşünürüm. Benim bambaşka bir hayal dünyam vardı. Türk dizi ve filmleri bana sıradan ve çok sabit işlenen hikâyeler gibi geldiği için bir türlü bağ kuramadım Ben hayal dünyamdaki kendi bildiğim hikayeleri yazıyordum. O zamana kadar ne Türk sineması ne de oyuncularını takip etmemiştim. Hollywood sineması sanki benim için kurulmuş gibiydi. Korku filmleri hariç bütün film türlerini severim. Aksiyon, macera, bilim kurgu, fantastik filmler hayranıyım. Bu tarzda hikayeleri çok severek yazsam da Türkiye’de karşılığının olmadığını uzun zaman idrak edemedim. Yapımcılarla hiç anlaşamadım. Kendini üstün gören insanları, alttan alamayan bir yapım vardır. Özellikle de aslında ne kadar cahil olduğunu bilen, parasıyla bunu kapatmaya çalışanlarla. Para karşılığı bir şey yazmak, yazı gruplarıyla çalışmak mantıksız geliyor bana. Yapımcılara hikâyemi sevdirmek için yalakalık yapmam. Onların istediği hikâyeleri yazmam. Bu kadar kural koyarsan kendine onlar da karşılık olarak hikâyeni çekmeyi bırak okuma zahmetinde de bulunmazlar. Türkiye şartlarında bir sinema yazarı olmak çok çok zordur. Şimdiye kadar yazılan diziler ya da filmlerin bir çoğunun yazarları gerçekten yazmak istedikleri hikâyeler bunlar mı acaba diye düşünüp dururum. Çünkü Türkiye’de kalemi çok sağlam insanlar olduğunu biliyorum. Bu kitapta yayınladığım hikâyelerin çoğu yirmi, yirmi beş yıl önce yazdıklarım. Hala çekilmeleri zor olsa da yapacak bir şey yok. Şimdi yazdıklarım ne zaman çekilir Allah bilir. Tekrar sektöre dönmek istemem ve bu kitabı yayınlamamın asıl nedeni dijital platformların hızla çoğalmaları. Sinemaya bir giriş yapalım dedim bakalım bizim yapımcılarımızın bakış açıları ne kadar değişmiş görelim.

Bu arada sinopsis okuması normal bir hikâye okumasına benzemez. Benim önerim okurken film olacak gibi düşünmenizdir.

Erdal Taşdemir

Mart 2023

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.