DOLAR 7,7291
EURO 9,0694
ALTIN 467,936
BIST 1145,24
Bodrum Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Bodrum 26°C
Az Bulutlu

Halil ile Gülsüm’ün hikayesi

19.07.2020
172
A+
A-
Halil ile Gülsüm’ün hikayesi

 

Bodrum henüz günümüzün uluslararası turizm merkezi haline gelmemişken, 20. yüzyıl başlarının küçük ve sakin bir sahil kasabası görünümünde iken, halkın başlıca geçim kaynakları, balıkçılık, süngercilik ve özellikle de kaçakçılık idi.

Kaçakçılık, Osmanlı Devleti’nin son dönemlerinin tütün tekeli olan Tütün Rejisi sisteminin dışına çıkarak, karşıdaki İstanköy adasında gizlice tütün satmak ve karşılığında rakı, kahve vs. getirmek ti

Türkünün kahramanı Halil Efe’ de, yakın arkadaşı İbram (İbrahim) Çavuş ile birlikte, hayatını kaçakçılıktan kazanırmış.(Kendisinin bizzat kaçakçılık yapmadığı, ancak adalardan gelen kaçak malları daha iç kesimlere taşıyan kervanlardan haraç aldığı rivayet edilmektedir.)

Türkü’nün bayan kahramanının asıl adı Havse (Hafize)dir. Havse’nin annesi Türkbükü’lü Kel Güssüm (Gülsüm)dür.

Kel Güssüm aynı zamanda çengidir. Çengi erkeklerin sazlı sözlü ve alkol alınarak yapılan eğlencelerinde dans eden ve onlarla birlikte olan kadın demektir.

Güzelliği dillere destan olan Havse Çerkes kaymakamın yanında temizlik vb. işler yaparak çalışmaktadır.

Havseyi İbram Efe 2. eş olarak alınca gerek ailesinden gerekse çevreden tepki almıştır. Bu durumun farkında olan diğer efeler (Bunların arasında Halil Efe de vardır) İbram Efe’nin evini basarak Havse’yi kaçırmak istemişlerdir.

İbram Efe önce karşı çıksa da 1. eşini ve gelinlik yaşa gelen kızını korumak için Havse’yi teslim etmek zorunda kalmıştır.

Efeler tarafından dağa kaldırılan Havse artık annesi gibi çengi olacak ve bu andan sonra Çakır Güssüm olarak anılacaktır.

Daha sonraları Halil Efe, Çakır Güssüm’e aşık olacak ve onu dağdaki efelerden (arkadaşlarından) kaçıracaktır.

Bu arada hem efeler hem de Çerkez kaymakam Halil’ in peşine düşecektir. Aylarca süren bu kaçışın son duraklarından biri Çökertme’ dir.

Burada adı geçen Çökertme Yalıkavak’ ta, şu anda Yalıkavak Marina’nın olduğu yerin adıdır. Gökova’daki Çökertme’nin Türküdekiyle alakası yoktur.

 

Halil Efe ve Gülsüm Yalıkavak Çökertme’den adalara kaçmayı planlarlarken, Rum denizci Kostapao ve gemicisini de rehin alarak Kostapao’nun teknesiyle yola çıkarlar.

O zamanlarda Rumlar tarafından pek sevilmeyen ama son derece de korkulan Halil Efe’nin deniz ve denizcilikle ilgisi yoktur.

Ne yapacağını şaşıran Kostapao bu olumsuz durumdan kurtulmak için fırsat kollamaya başlar. Nihayetinde rüzgar ve deniz sertleşince, Halil Efe’ye böyle devam ederlerse teknenin dayanamayacağını, daha açıklarda havanın daha çok sertleşeceğini ve batma tehlikesi olduğunu bildirir. Hava kalana kadar Aspat’ a sığınmanın uygun olacağını daha sonra oradan adalara (muhtemelen İstanköy’e) geçmenin kolay olacağını söyler.

(Aspat Karaincir  plajının yanında bulunan, zirvesinde gözcü kalesi olan dağın adıdır. Bitez Yalısı’ nın karşısındadır.)

Kostapao’nun asıl amacı fırtınayı bahane ederek teknesini Bodrum’a yaklaştırmaktır.

Halil Efe bunu kabul edince Aspat’ a yönelirler. Kostapao Aspat’a doğru giderken Halil Efe’nin ve Gülsüm’ün rakısına balık yakalamak için de kullanılan bitkiden elde edilen beyaz renkli bir sıvı karıştırır. Böylece Halil ve Gülsüm derin bir uykuya dalarken, tekne Aspat’ı geçerek karşısındaki Bitez koyuna gelir. (Kostapao’nun Halil ve Gülsüm’ü doğrudan Bodrum Limanına götürüp teslim edememesinin nedeni Bodrum halkından çekinmesidir.)

Kostapao’nun yardımcısı karaya çıkarak Çerkez Kaymakam’a Halil ve Gülsüm’ün Bitez’de teknenin içinde olduğunu bildirir.

Çerkez Kaymakam emrindeki kolcuları karadan Bitez’e yollarken, gümrük muhafaza teknesi de denizden kaçmalarını engellemek için yola çıkar. Bitez’e daha önce gelen kolcular dayanamayıp ateş etmeye başlayınca, kendisi ve teknesi de ateş altında kalan Kostapao hemen demir alır ve kıyıdan uzaklaşmaya başlar.

Bu arada Halil Efe’yi de uyandırır. Çok geçmeden muhafaza teknesiyle karşılaşırlar ve muhafaza teknesinden açılan ateş sonucu Halil Efe yaralanır. Yaralı olarak Bodrum limanına muhafaza teknesiyle getirilir.

İbret olsun diye akşama kadar Kaymakamlığın bahçesinde bırakılır.

 

Su istediğinde bile yaralı Halil Efe’ye su vermeyen kolcular, pek ölmeye niyeti olmayan Halil Efe’yi kaymakamın emriyle gece iz bırakmadan boğarlar.

Başta Gülsüm olmak üzere, ölüm haberini alan bütün Bodrum yasa bürünmüş ve anısına bu türküyü yakmıştır.

 

 

 

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.