DİKKAT ÇEKMEK İÇİN DOĞDUYSAN, ARALARINA KARIŞAMAZSIN - BODRUM KAPAK HABER

DİKKAT ÇEKMEK İÇİN DOĞDUYSAN, ARALARINA KARIŞAMAZSIN

1824 kez okundu
Göknur Gürcan

Alışılmışın dışındaki yüz yapısıyla dünyaya uyum sağlamaya çalışan bir çocuğun hikâyesini anlatan Mucize (Wonder) filminde, kardeşinin hüzün krizini paylaşan ablası onu böyle teselli ediyordu; “Dikkat çekmek için doğduysan, aralarına karışamazsın.” Acımasız insanların çirkinlik olarak adlandırdıkları farklılığıyla baş etmeye çalışan küçük çocuk, filmde, yaşadığı ve yaşattıklarıyla izleyiciye yeni bakış açıları önerdi. Bundan birkaç sene önce, dünyanın en çirkin kadını ilan edilen Lizzie Velasquez ise bir filmden çok daha fazlası. Vücudundaki eksik bir enzimden dolayı hiç kilo alamayan Velasquez, bir zorbanın videosunu internete koyduğunu ve kısa zamanda çok fazla insanın dikkatini çeken videoyla “dünyanın en çirkin kadını” ilan edildiğini gördü. Acımasız insanların hakaret dolu yorumlarıyla başa çıkmaya çalışan Velasquez, zamanla durumu tersine çevirip, hakaretleri özre dönüştürse de hislerinin üstesinden gelmesi kolay olmadı. Mucize filmi bir edebiyat uyarlaması, Lizzie Velasquez’in gerçek hikayesi ise nadir görülen bir cesaret ve dönüştürme örneği. İkisi de görünen farklılıklarla ilgili.  İkisi de görünüşünden dolayı sosyal yaşama kolayca karışamayan insanların hikâyesi.

Zorbalığın hâlâ hakimiyetini sürdürdüğü bu dünyaya karışmak, görünüşü belirgin bir fark yaratmayan bazı insanlar için de kolay sayılmaz. Sosyal uyumsuzluk, yani “araya karışamama”, birçok şeyi görmezden gelemeyen insanların da problemi. Aslında bunu bir problem olarak gören, bu kişilerin kendileri değil, içine karışamadıkları çoğunluk. Uluslar arası etkinliklerde sergilenebilecek sanat yapıtları üretebilecekken bir köşesinde kimsenin görmediği işler yapan, edebiyat alanında kalıcı eserler verebilecekken, ortalığa çıkmadığı için bunu yapmayan, kısacası bu dünya, sırf çoğunluğa uyum sağlayamadığı için birçok şey olabilecekken hiçbir şey olmayan insanların da dünyası. Çünkü sistemin kendisi de içine girmeyenleri dışarı atarak bir şiddet yaratıyor. Öğretmenlerin çoğunluğu hâlâ örnek öğrenciler yaratarak tek tipleştirmeye destek veriyor. Çocuklar hâlâ hakikatin farklılık olduğu gerçeğinden koparılmaya çalışıyorlar. Münferit örnekler bunun tersini anlatsa da aşılması gereken dağlar var önümüzde. 21. yüzyıl hem dünyanın unutmaya yüz tuttuğu saf iyiliğin, hem de kurtulmaya çalıştığı kötülüğün çağı. Kötü daha karanlık, iyi daha aydınlık.

Bir Afro-Amerikalı ile bir eşcinsel nükteyle, tarihte kimin daha çok ezildiğini konuşuyorlar; Afro- Amerikalı “Biz rengimizi saklayamayız ama siz gayliğinizi saklayabilirsiniz” diyor. Yani görünene odaklanıyor. Oysa zorbanın karşısında görünen de görünmeyen de eşittir. Zorbalığı temsil eden, herhangi bir kişi, inanış ya da sistem olsun, zafiyetinizi hisseder ve açtığı deliği büyütür. Zayıflığımız ise görünüşümüz, inanışımız ya da hislerimiz değil, baskın olan karşısındaki tereddütümüzdür. Son olarak Mucize filminde yine ablanın kardeşine dediği gibi “Dik dik bakıyorlarsa, bırak baksınlar.”


Haber Ara

© 2019 bodrumkapak.com - Her Hakkı Saklıdır.

Cevat Şakir Cad. No:106/3 2.Kat Bodrum-Muğla
0252 316 04 03 / bodrumkapak@gmail.com