BÖLÜCÜLERİN CUMHURBAŞKANI… - BODRUM KAPAK HABER

BÖLÜCÜLERİN CUMHURBAŞKANI…

2622 kez okundu
Mustafa Balcı

Cumhurbaşkanı adayı R.Tayip Erdoğan’ın seçim sürecinin son bölümünde ne denli hırçın bir hal aldığını, müthiş agresif bir tavır sergilediğini, giderek politikacı kimliğini yitirip, mahalle kabadayısı hal ve tavırları sergilediğini taraflı, tarafsız hepimiz gözlemliyoruz. Bunun birçok sebebi olabilir. Bu üslup farklılığı 2009’da başlayıp bu güne değin artan bir şiddette sürmektedir. Belki şimdi tavan yaptı diyebiliriz. Girdiği tüm seçimleri kazanmanın verdiği şımarıklıkla, artık kişiliğine yerleşmiş bu saldırgan üslubu son kez kullanmanın hazzını duymak isteyebilir, diye düşünebiliriz. Bu nedenleri çoğaltabiliriz.

Ancak ben bu konuda tek bir neden düşünüyorum: İlk turda yüzde 50 üzeri oy alarak seçimi kazanmak, işi ikinci tura bırakmamak.

İlk turda seçimi kazanmak RTE için çok önemli. Bir kere solcu, liberal, merkez, demokrat, milliyetçi unsurların ortak bir adayı ile içinde ülkenin bölünmesine taraf olan unsurları da taşıyan kürt hareketinin adayına karşı yarışacak. Kazanır ise tüm bu sosyal ve siyasal oluşumları alt etmiş olacak. Böylelikle yıllar önce Refah Partisi’nin gençlik kollarında başlayan uzun yürüyüşünü, temsil ettiği islamcı, muhafazakar ve gerici unsurlarla birlikte taçlandıracak.  Böyle bir şehvetin zirvesine ulaşmak Allah’ın her kuluna nasip olmaz.

(“Gerici” dedim, bazı dostlar yadırgayabilir. Ancak gerek kendisinin, gerekse partidaşlarının son söylemlerinden sonra, hele hele IŞİD gibi İslam adına katliam yapan bir çeteye “terörist” diyemeyen, sırf Sünni diye arka çıkma gayreti içerisinde olan siyasal hareket ve onun öncüsüne gerici demek bile azdır, diye düşünürüm.)

Varsayalım ki, bana göre uzak bir ihtimal değil, ilk turda en fazla oyu aldı, keza alacak, ancak yüzde 50’yi aşamadı ve iş ikinci tura kaldı. İşte RTE’nin kabusu burada başlıyor. Bu hem RTE’nin hem de AKP’nin 2015 seçimleri için kabusu haline gelecek.

İçinde bölücü unsurlar taşıyan partinin adayının, her ne kadar liberal kesime de sempatik gelse bile, ilk turda elenmesinin kaçınılmaz olduğunu, oyu benim oyumla eşit ağırlıktaki dağdaki çoban bile biliyor. Bu durumda iki aday 24 Ağustos için yarışacak. Peki, önce federasyon, sonra bağımsız devlet olmak isteyenlerin ağırlıkta olduğu parti yandaşlarının tavrı ne olacak sizce?

“Çözüm Süreci” ni başlatmış, gizli gizli Oslo’da başladığı görüşmeleri aleni hale getirmiş, müebbet Apo ile her hafta teşrik-i mesai içerisinde olan bir adayı mı destekler Kürtler, yoksa başından bu yana bu işlere şiddetle karşı olan, Öcalan’ı “terörist başı”, “çocuk katili” olarak gören MHP’nin de içinde olduğu bloğun adayına mı oy verir?

Birincisinin olma ihtimalinin eşyanın tabiatına çok uygun düşeceği aşikardır. Bu durumda seçimi kazanarak Cumhurbaşkanı olacak RTE’nin kendisini bekleyen kaçınılmaz sıfatla yüzleşmesi de kaçınılmaz olacaktır:

“Bölücülerin Cumhurbaşkanı”

Böylece M.Kemal Atatürk’ün kurduğu üniter Türkiye Cumhuriyeti’nin başına içinde ülkenin bütünlüğünü parçalamaya dönük hareket mensuplarının çokça yer aldığı bir siyasetin destekçileri tarafından desteklenen biri geçmiş olacak. İşte RTE’nin kabusu. Bu nedenle işi ilk turda bitirip bu yaftanın kendisine yapışmasını engellemeğe çalışıyor. Bütün hırçınlığı bundan kaynaklanıyor.

Konuyu biraz daha somutlaştırırsak, ilk turun şu şekilde sonuçlanacağını varsayalım. RTE  yüzde 48, Eİ  yüzde 43 ve SD yüzde 9. Bu durumda SD elenecektir. İkinci turdaki olası oy dağılımlarına bakalım: RTE yüzde 59, Eİ yüzde 41.

Böyle bir sonucu irdeler isek, ikinci turda seçime katılma oranının hayli düşeceğini, özellikle çatıyı oluşturan blok taraftarlarının nasıl olsa kazanan belli olacağı için sandığa gitmeyeceğini, böylece RTE’nin arayı ciddi olarak açacağını düşünebiliriz.

Ancak kamu oyunun burada dikkatini çekecek unsur blok taraftarlarının sandığa gitmemesi sonucu azalan oyları değil, zaten sandığa gitmeye yeminli RTE taraftarının nasıl olup da bu denli oy sıçraması yapabildiği olacaktır. Bunun için çok detaylı analize gerek olmadığı aşikardır. SD’nin oyları blok olarak gelmiş, bir de düşük katılım sayesinde oy yüzdesinde artış sağlanmıştır.

Ve böylelikle ülke tarihinde bir ilk gerçekleşecek, ülke bütünlüğünü tehdit eden unsurların desteği ile bir aday ülkenin Cumhurbaşkanı seçilmiş olacaktır.

Bu durum 2015 genel seçimlerinde de fazlasıyla etkisin hissettirecek ve AKP’yi, bana göre ihtimali çok yüksek olan bir siyasi çalkantının içine çekecek, buradan da yeni bir siyasi partinin, merkezdeki diğer muhafazakar ve liberal unsurları da kendi içine alarak doğduğunu görebileceğiz.

İşte bu nedenle ilk tur oylamanın çok önemli olduğunu baştan beri savunuyorum. Arkadaş, dost, tanıdıkları oy kullanmaları yönünde ikna etmeye çabalıyorum. ( Bu arada ben Cuma günü Bodrum’a gidip, Pazar oy kullanıp hemen Turunç’a döneceğim.)

Ekmel Hoca’yı beğenirsiniz, beğenmezsiniz, seversiniz, sevmezsiniz, her neyse bilemem. Ama ilk turda mutlaka oyunuzu kullanın. Eliniz giderse Demirtaş’a verin. Demokrat bir kişi olarak karışmam. RTE’ye verin, ona da karışmam. Ben oyumu Ekmel Hoca’ya vereceğim.

İkinci turda oy verseniz de olur, vermeseniz de. Yeter ki iş ikinci tura kalsın.

Farkında olmadan RTE’ye ciddi bir ders vermiş olacaksınız.

Bence bunu çoktan hak etti…

Mustafa Balcı

08.08.2014 - TURUNÇ 


Haber Ara

© 2019 bodrumkapak.com - Her Hakkı Saklıdır.

Cevat Şakir Cad. No:106/3 2.Kat Bodrum-Muğla
0252 316 04 03 / bodrumkapak@gmail.com